II. Uluslararası Manevi Danışmanlık ve Rehberlik Kongresi Düzenlendi

Ensar Vakfı Genel Merkez, Değerler Eğitimi Merkezi
  • PAYLAŞ


II. Uluslararası Manevi Danışmanlık ve Rehberlik Kongresi 22-24 Kasım tarihleri arasında İstanbul Bağlarbaşı Kongre Merkezi’nde 10 oturum, 60 bildiri, 2 panel ile gerçekleştirildi. Sağlık hizmetleri ve cezaevlerinde manevi danışmanlık ve rehberlik meselesinin merkeze alındığı kongreye, yurtiçi ve yurtdışından 93 akademisyen ve uzman, bildiri ve konuşmalarıyla katıldı. Kongre’de yapılan konuşmalar, sunulan bildiri ve müzakereler çerçevesinde değerlendirmeler şöyle:

  • II. Manevi Danışmanlık ve Rehberlik Kongresi’nin 2016 tarihli ilk kongreden farklı olarak iki alt temada çalışmış olmasının, daha derinlikli değerlendirmelere imkan verdiği gözlemlenmiştir. İlk kongreden bugüne ülkemizde sağlık hizmetleri ve cezaevlerinde manevi danışmanlık çalışmalarında personel görevlendirme, personelin eğitimi ve mesleğe adaptasyonu gibi boyutlarda gelişmelerin ortaya çıkması önemlidir. Ayrıca kongrede; mahkumların din algısı, hastanelerdeki manevi danışmanlık hizmetlerinde sosyal dışlanma, damgalama, dini aşırılık, bağımlılık, kanser hastalarında başa çıkma gibi zorlu konuların açık bir şekilde tartışılması, problemli alanların cesurca ele alınması, Türkiye’de bu alanın sağlıklı bir tartışma zemini üzerinde yol almakta olduğunu göstermesi bakımından sevindiricidir.

  • Manevi danışmanlık ve rehberlik, dünyada bir meslek ve bu meslek etrafında devam eden oldukça gelişmiş bir araştırma alanı olmakla birlikte Türkiye’de laiklik bağlamındaki tartışmalar çerçevesinde kabul edilmesi ve içselleştirilmesi oldukça zaman almış bir konudur. Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın uhdesinde gerçekleşen bu hizmet alanıyla ilgili atılacak adımların sağlam kanuni düzenlemelere dayandırılması ve buna ilişkin düzenlemelerin yapılıyor olması memnuniyet vericidir.

 

  • Bu çerçevede manevi danışmanlığın, bir uzmanlık ve kariyer kadrosu olarak düzenlenmesi önemlidir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nca bu görevi yerine getirecek kişilerde aranacak mesleki yeterliklerin belirlenmesi girişimi olumlu bir adımdır. Bu kongrede de teyid edildiği üzere Türkiye’de manevi danışmana olan ihtiyaç konusunda toplumsal bir zemin olduğu görülmektedir. Manevi danışmanların karşı karşıya bulunduğu görevler, geleneksel anlamda mevcut din görevlilerinin karşı karşıya bulunduğu görevlerden farklıdır. Manevi danışmanlığın, yeterliklerinin tanımlanması, yetiştirme ve eğitim programlarına belli ölçütler konulması ve özlük hakları itibariyle bir kariyer uzmanlığı mesleği olarak tanımlanması, hizmet sahasında kabul edilirliklerini ve nitelikli çalışmalarını kolaylaştıracaktır.

 

  • Farklı bir uzmanlık olarak manevi danışmanlık kabul edildiğinde bu uzmanlık alanının nasıl bir eğitim gerektirdiği ve bu eğitimin kim tarafından verilebileceği konusu Türkiye’de halen üzerinde durulması gereken bir husustur. İlahiyat fakülteleri bu konuda daha aktif olma ve bu doğrultuda bir yapılanmaya yer verme beklentisini dikkate almalıdır. Ülkemizde ilahiyat eğitimi almış kişilerin ilave olarak nasıl bir eğitim alabilecekleri, buna karşılık psikolog veya sosyal hizmet uzmanlarının bu alanda yapabilecekleri konusu üzerinde daha fazla durmak gerekmektedir.

  • Yeni bir uzmanlık alanı için eğitim vermek, aynı zamanda bu alanın bir çıkar elde etme mecrası haline gelerek tüketilmesi ve niteliksizleşmesi tehlikesini de beraberinde getirmektedir. Güncel bir alan olarak manevi danışmanlığın, herkesçe farklı algılanması, tanımlanması ve içeriğinin belirlenmesi, sertifika programlarıyla maddi kazanca dönüştürülmesi bu alanın sağlıklı gelişimini engelleyecektir. Bu nedenle ilgili kurum olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın manevi danışmanlık konusunda çok hızlı insiyatif alması, manevi danışmanlıktan ne anlaşıldığı, bu işi yürütecek kişilerin yetişme süreçleri, yetişme programları, yeterlik ölçütleri ve süpervizyonluk altyapısının sağlanması gibi konularda yön verici olması bir ihtiyaçtır.

  • Kongredeki bildirilerde çok kültürlü toplum yapımızı dikkate alan çalışmaların çeşitlenmesi ihtiyacına işaret edilmiştir. Ayrıca, sağlık hizmetlerine nazaran Türkiye’de cezaevleri alanındaki manevi danışmanlığa dair çalışmaların daha geriden geldiği görülmüştür. Başta güvenlik olmak üzere farklı nedenlerle konunun çalışılmasının zorluğu bu duruma etki etmektedir. Gelecekte bu alanlarda manevi danışmanlık hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyulacağı öngörülmektedir. 
  • PAYLAŞ